Koranavirüs Hakkında Kanser Hastalarının Bilmesi Gerekenler - Neolife Tıp Merkezi

Koranavirüs Hakkında Kanser Hastalarının Bilmesi Gerekenler

2019 yılının sonlarında başlayarak hızla yayılan ve tüm dünyayı etkisi altına alan COVID-19 salgını sekiz ay gibi kısa bir sürede milyonlarca kişiyi etkilemiş ve sekiz yüz binden fazla kişinin ölümüne neden olmuştur.

COVID-19 hastalığına neden olan koronavirüslerin birçok özelliği Bilim Dünyası için de yenidir. Bulaşma yollarından, yaptığı klinik tablolara, tedavisinden, korunma önlemlerine dek birçok konuda her gün yeni bilgiler ortaya çıkmakla beraber;  artık hastalık hakkında bildiklerimiz bilmediklerimizden çok daha fazladır. Bilimsel olarak etkinliği kanıtlanmış önlemler ile hastalıktan korunmak ve yeni normaller ile hayatımızı sürdürmek mümkündür.

Virüse özgün etkili bir tedavi ve/veya aşı bulunana kadar hepimiz için risk devam etmektedir.

Neolife Tıp Merkezi olarak; kanser tedavisi gören veya kanserden kurtulan hastalarımızın, koronavirüslerin neden olduğu küresel salgın nedeniyle sağlıklarının olumsuz etkilenmesi endişesinde olduklarının farkındayız. Bu nedenle sık sorulan soruları derleyerek hastalarımızın ve yakınlarının bilgisine sunuyoruz. Ancak unutulmamalıdır ki, hastalarımızın her birinin tedavisi kişiye özeldir. Bu nedenle hastalarımız isterlerse, hekimlerimiz ve sağlık ekiplerimizle görüşerek kendilerine özgü önlemler ve tedavi planları konularında daha ayrıntılı bilgi alabilirler.

Koronavirüs hastalığı nedir?

Yeni koronavirüs 2019 (COVID-19),  SARS CoV-2 virüsünün neden olduğu hastalıktır. COVID-19 hastalığına neden olan bu virüs 2003 yılındaki SARS salgınıyla aynı virüs ailesinden olmakla birlikte yeni tanımlanmış ve birçok özelliği yeni tanınır ve bilinir olmuştur.

Koronavirüs hastalığı nasıl bulaşır?

Hastalık esas olarak damlacık yoluyla bulaşır. Damlacık yoluyla bulaşma, çevreye saçılan 5 mikrondan büyük parçacıklarla olur. Bu parçacıklar, büyük oldukları için 1 metreden uzağa gidemeden yüzeylere ve yere düşer.

Öksürük ve hapşırık durumunda 2-3 metre kadar uzağa gidebilir. Damlacık yoluyla bulaşan hastalıkların en bilinen örneği influenzadır (grip). Bu tür hastalıklarda, doğrudan bulaşmayı engellemenin yolu araya 1-2 metre mesafe koymaktır. Ayrıca hasta olan kişi cerrahi maske kullanmalıdır. Hastaya 1 metreden fazla yaklaşması gereken kişiler de mutlaka cerrahi maske takmalıdır.

Temas yoluyla bulaşma, ellerin yüzeylerdeki (bilgisayar, cep telefonu, masa, aydınlatma armatürleri, kapı kolu vb.. ) parçacıklarla temas etmesinin ardından ellerin ağız, burun, göz ve yüze temas etmesiyle bulaşıcı parçacıkların üst solunum yolu aracılığıyla vücuda girmesiyle olur. Hastalığın temas ile bulaşmasını azaltmadaki iki önemli nokta el temizliği ve el değen yüzeylerin sık temizlenmesidir.

SARS CoV-2 virüsünün bulaşıcılığı grip (influenza) virüsüne göre 3 kat daha fazla, kızamık virüsüne göre 4 kat daha azdır. Kuluçka süresi (yani virüs bulaştıktan sonra şikayetlerin ortaya çıkmasına kadar geçen süre) ortalama 5 gün olup 14 güne kadar uzayabilmektedir.

Virüsü taşıyan kişilerden sağlam kişilere uygun koruyucu malzeme kullanılmadığı durumlarda bulaşmaktadır. Bulaşma katsayısı farklı çalışmalarda 1.1 – 3.4 arasında gösterilmiştir. (Munster, et al. 2020) Enfeksiyonu olup virüs yayan ancak kendilerinde henüz belirti görünmeyen kişiler de hastalığı başkalarına geçirebilmektedir. Çalışmalar, virüsü alanların belirti göstermeden 1-3 gün önce virüsü yaymaya başladığını göstermektedir. (Kimball,2020). SARS CoV-2 ile enfekte bazı kişiler kendileri hiç belirti sergilemese bile virüsü ortalığa saçabilirler ve böylelikle başka kişilerin enfekte olmasına neden olabilirler. Koronavirüs (COVID-19) ile enfekte olduğu doğrulanmış hasta bir kişiden tamamen sağlıklı bir kişiye virüsün bulaşarak hasta etme ihtimali %1’dir.

Asemptomatik geçiş olarak tanımlanan bu durum önemlidir çünkü asemptomatik olguların toplam içindeki oranı %6 ile %41 arasında değişmektedir (Byambasuren, 2020)

Koronavirüs enfeksiyonunda hastalık belirtileri ve klinik seyir nasıldır?

Hastalığın tipik bulguları yüksek ateş ve/veya öksürük ile nefes darlığıdır.  Bazı hastalarda kas ağrıları, burun tıkanıklığı, burun akıntısı, boğaz ağrısı veya ishal de görülür. Solunum yoluna ilişkin yakınmalardan önce koku almada ve tat almada azalma ortaya çıkabilmektedir. Yaşlılarda ve bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde ateş görülmeyebilir. Çevreye ilgisizlik, uyku hali, deliryum gibi yakınmalar ortaya çıkabilmektedir.

Hastalık belirtileri genellikle hafiftir ve yavaş yavaş ortaya çıkar. Koronavirüs enfeksiyonu doğrulanmış kişilerde ölüm olasılığı %2 , kritik hastalık (solunum yetmezliği , şok , çoklu organ yetmezliği vb ..) olasılığı  %5′ tir.  Hastaların %80’inde,  oksijen düşüklüğü ya da nefes darlığı olmaksızın hastalık hafif şekilde atlatılmaktadır.

Hasta bir kişinin iyileşme süresi 2-6 hafta arasında değişir. Koronavirüs herkese bulaşabilmektedir. Neyse ki  bulaşın olduğu grupta ölüm riski %2’dir. Yani Koronavirüs bulaşması herkeste ölüme sebep olmaz.

Ölüm riski yaşlılar, kalp ya da akciğer hastalığı olanlar ve bağışıklık sistemi zayıflamış olanlarda (organ nakli olanlar, kanser hastaları vs) görece daha yüksektir.

Hiçbir belirti olmadan da koronavirüs enfeksiyonu saptanabilir. Bu durumdaki hastalar, evde kalarak ve dinlenerek tamamen iyileşmektedir.

Tanı nasıl konur?

Yeni Koronavirüs tanısı için gerekli moleküler testler ve antikor testleri ülkemizde mevcuttur. Burun ve boğazdan alınan sürüntü örneği ile virüsün varlığını gösteren moleküler testler (PCR) , kan örneği ile de antikor testleri yapılmaktadır. Ayrıca bazı şüpheli vakalarda bilgisayarlı akciğer tomografisi ve kandan yapılan özel tetkikler ile de Koronavirüs tanısı konulabilmektedir.

Koronavirüs enfeksiyonunun tedavisi VAR MI?

Koronavirüs tanısı alan hastalar klinik durumlarına göre,  hastanede veya evde Sağlık Bakanlığının rehberlerine uygun olarak sağlık profesyonelleri tarafından tedavi edilmektedir.

Sadece Koronavirüslere özgü bir ilaç henüz mevcut değildir. Bununla beraber, tedavide diğer virüs hastalıklarında kullanılan ilaçlar ve bazı destek tedaviler başarıyla kullanılmaktadır. Virüs bulaşmış olan kişilerin önemli bir kısmı da hastalığı hafif geçirdiğinden, ilaç tedavisi başlanmamakta, izolasyon ve evde izlem ile tamamen iyileşmektedir.

Kimler yeni koronavirüs enfeksiyonu için risk grubudur?

Virüsün bulaşması açısından belirgin bir fark gösterilememiş olsa da,  bulaşma sonrasında hastalığın daha ağır seyrettiği bazı gruplar Koronavirüs  enfeksiyonu açısından risk grubu olarak tanımlanmıştır.

  • Yaşlılar: Bu risk 60 yaşında başlar ve ilerleyen yaşla birlikte artar.
  • Kronik hastalıkları  (*) bulunanlar:  Örneğin: yüksek tansiyon, aşırı şişmanlık, pıhtılaşma bozuklukları, şeker hastalığı, akciğer hastalıkları (örneğin KOAH), kanser hastalıkları,
  • Bağışıklık sistemi zayıf olanlar

*COVID-19 hastalığı için risk grubunda olan kronik hastalıklar TC Sağlık Bakanlığı tarafından 02.06.2020 tarihli genelge ile tanımlanmıştır.

Eğer bir risk grubuna dahilsem ne yapabilirim?

  • Sağlıklı görünseler dahi aynı evde yaşamadığınız kişilerle görüşmeniz gerektiğinde mesafeli ve açık havada görüşünüz. Maske takınız ve maske kullanmalarını isteyiniz.
  • Torunlarınız dahi olsa çocukları kucağınıza almayınız,  öpmeyiniz.
  • Hali hazırda devam eden kişisel temaslarınızı azaltınız veya telefonla vs. sürdürünüz.
  • Toplu taşıma araçlarından (özellikle de yoğun olan iş giriş ve çıkış saatlerinde) mutlaka kaçınınız. Toplu taşıma kullanan kişilerden de uzak durunuz.
  • Düğün, cenaze, taziye, mevlit gibi yerlere gitmeyiniz. Çok sayıda insanla aynı anda bir araya gelmekten kaçınınız.
  • Yakın temaslı selamlaşma alışkanlıklarından, örneğin öpüşme, kucaklaşma vs., kaçınınız.
  • Başkalarıyla aranıza en az bir metre mesafe koyunuz.
  • Market, alışveriş merkezi, banka vb. kapalı ortamlara girmeyiniz. İhtiyaçlarınızı gerektikçe başkalarından (örneğin aileniz, komşularınız) karşılamalarını isteyiniz.
  • Aynı evde yaşadığınız diğer kişiler ve aile fertleriniz içerisinde dışarıyla teması fazla olanlarla birlikte iken özellikle dikkatli olunuz.
  • Hekiminiz tarafından önerilmesi halinde grip (influenza) ve zatürre (pnömokok) aşılarınızı yaptırınız.

Koronavirüsten koruyan aşı mevcut mudur?

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre,  COVID-19 için 13 Ağustos 2020 tarihi itibarıyla aralarında Türkiye’nin de olduğu ondan fazla ülkede toplam 167 aşı çalışması devam etmektedir. Ancak henüz etkin ve güvenilir bir aşı mevcut değildir.

Maske takmak koronavirüsten korur mu?

Koronavirüs hastalığı olmayan kişilerin maske kullanması onları koronavirüsten korumaz; ancak birçok diğer solunum yoluyla bulaşan hastalıktan koruyabilir.

Kanser varlığı koronavirüs enfeksiyonu riskini artırır mı?

Evet. Kanserin hem kendisi, hem tedavisi (ameliyat, kemoterapi, radyoterapi) hem de eşlik eden durumlar (altta yatan akciğer hastalığı (KOAH gibi), beslenme yetersizliği vs) kanserli hastada hem enfeksiyon ihtimalini artırmakta, hem de enfeksiyon olduğunda hastalığın daha ciddi seyretmesine yol açmaktadır. Bu durum Koronavirüs  enfeksiyonu için de geçerlidir. Yani kanser varlığında Koronavirüs  enfeksiyonu daha ciddi seyredebilir.

Salgın nedeniyle kanser tedavisine ara vermek gerekir mi?

Koronavirüs salgının olması nedeni ile kanser tedavisini durdurmanın ya da ara vermenin bilimsel bir dayanağı yoktur.

Hekiminizin kararı ile kansere yönelik tedaviye ve önerdiği tıbbi beslenme ürünlerine devam edilmelidir.

Kanser hastaları koronavirüsten nasıl korunabilir?

Kanser hastaları enfeksiyondan koruyucu genel tedbirlere Koronavirüs salgınında da devam etmelidir.

Koronavirüs damlacık yoluyla bulaşmaktadır. Dolayısıyla hastalıktan korunmada en önemli faktör hijyendir. Diğer salgın durumlarında olduğu gibi Koronavirüsten korunmanın temelini; el, gıda ve bulunulan ortamın (hava ve yüzeylerin ) temizliği oluşturur.

Koronavirüs,  birçok enfeksiyon etkeni gibi hasta kişilerden saçılan damlacıkların ağız, burun ve gözler yoluyla (yani damlacık yoluyla) vücudumuza girmesiyle bulaşmaktadır. Hasta kişideki bu damlacıklar; nefes alıp verme, konuşma sırasında bir metreye kadar yayılır. Bağırarak konuşma, şarkı söyleme, hapşırma, öksürme esnasında bu mesafe iki metreden fazladır. Virüs içeren damlacıklar havaya saçılır ve bir müddet sonra yüzeylere yapışır (kapı kolu, asansör düğmesi,  masa,  musluk, para, bilgisayar vs)  ve canlılığını bu yüzeylerde uzun süre sürdürebilir.  Hasta kişinin virüsü bulaştırdığı bu yüzeylere dokunduktan sonra eller ile yüze (ağız, burun, göz) dokunmaktan kaçınılmalıdır.

Korunma için; maske kullanmak, her an sosyal mesafeyi korumak ve hijyene dikkat etmek ana kuraldır.

Enfeksiyondan koruyucu genel tedbirler

  • El hijyeni: Ellerin sık sık ve usulüne uygun şekilde (en az 20 saniye ) yıkanması en önemli hijyen kuralıdır.  Eller el sırtı-parmak araları ve tırnak iç kısımlarını da kapsayacak şekilde sabunla ve bol suyla yıkanmalıdır. Özellikle dışardan eve gelindiğinde, virüs bulunabilecek bir yüzeye temas edildiğinde, yemek öncesi ve sonrasında ve  tuvalet sonrasında mutlaka eller yıkanmalıdır.
  • Havlu kişiye özel olmalıdır. Tek kullanımlık kağıt havlular idealdir ya da klasik havlu kullanılıyorsa sık sık değiştirilmelidir.
  • Su ve sabun olmadığı yerlerde; 80 C kolonya ya da en az %60 alkol içeren el dezenfektanları ile el hijyeni sağlanmalıdır.
  • Mümkün olduğunca yüze ya da başkalarının eline ve yüzüne dokunulmamalıdır, dokunmak gerekirse de öncesinde ve sonrasında eller yıkanmalıdır.
  • Öksüren, hapşıran, burnu akan ya da ateşi olan kişilerden hemen uzaklaşılmalı, zorunlu hallerde en az bir metre uzakta durulmalıdır. Bu belirtileri olan kişi ile aynı evde yaşamak zorunda kalınırsa mutlaka iyileşene kadar ayrı odada oturulmalıdır. Havlu, yemek, çatal, kaşık,  bardak gibi eşyaların hijyenine  ve ortak kullanılmamasına da özen gösterilmelidir.
  • Ev hayvanlarından (kedi köpek gibi) Koronavirüs bulaşabileceğine dair bir kanıt yoktur. Dolayısıyla ev hayvanları ile ilgili olarak genel hijyen prensipleri geçerlidir. Hayvanlara her dokunmadan sonra eller sabunla iyice yıkanmalıdır.
  • Hastaysanız evinizde dinlenin, diğer kişilere bulaşmaması için maske takın. Öksürüp hapşırırken kağıt peçete kullanıp atın ve sonrasında ellerinizi sabunla yıkayın.
  • Yeterli ve hijyenik beslenmeye çalışın. Bol sıvı alınması, taze- sebze meyvenin tüketilmesi, pişmemiş gıdaların önce sirkeli suda yarım saat bekletilip daha sonra kabukları soyularak yenilmesi gereklidir.
  • Özellikle kapalı ve kalabalık ortamlarda maske kullanın.
  • Yeterli ve kaliteli uyumaya özen gösterin.
  • Bulunduğunuz ortamın temizliğine özen gösterin, Mümkün olduğu kadar klima kullanmayın, kapalı ortamları her iki saatte bir hava akımı olacak şekilde havalandırın.
  • Hasta kişilerle yakın temastan kaçının.
  • Eğer zorunlu değilseniz seyahat etmeyin. Uçakta ve toplu taşıma araçlarında maskenizi asla çıkarmayın ve maskenize dokunmayın. Binek araçla seyahat ederken camlar açık şekilde maskeli seyahat edin.
  • İnternet ve medyadaki ya da sosyal çevredeki bilgi kirliliğinden uzak durun, hekiminizin ve yetkin kişilerin önerilerini dikkate alın.
  • Öksürük, nefes darlığı ya da ateş olması durumunda vakit kaybetmeden en yakın acil bölümüne başvurun ve hekiminize haber verin. Bu şikayetlerin Koronavirüs dışında birçok sebebi olabileceğini unutmayın ve hekimin önerilerini elinizden geldiğince uygulamaya çalışın.
  • Hekiminiz önermedikçe antibiyotik kullanmayın. Size önerilen besin takviyeleri vb ilaçları mutlaka hekiminize danışın.

Kaynaklar :

  1. covid19bilgi.saglik.gov.tr/tr/
  2. www.cdc.gov/coronavirus/2019-ncov/index.html
  3. who.int/health-topics/coronavirus#tab=tab_1
  4. C. Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü COVID-19 Hastalığı İçin Risk Grubunda Olan Kronik Hastalıklar Genelgesi – 2020/8
  5. C. Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü COVID19-Kapalı İsYeri Ofislerde Alınacak Önlemler-09.04.2020
  6. TTB COVID-19 Pandemisi 4. Ay Değerlendirme Raporu Türk Tabipler Birliği yayını 10.07.2020