Hastalar için Kemoterapi Rehberi

Kemoterapi tümörün ilaç kullanılarak tedavi edilmesidir. Genellikle hastane ortamında damardan veya port/kateterden birkaç saatte uygulanır. Genellikle 3 haftada 1 gün, hastane yatışı yapılmaksızın uygulansa da, haftada 1, 2 yada 4 haftada 1, bazen 3-5 gün üst üste uygulanan ve hastanede yatırılmayı gerektiren kemoterapi şekilleri de vardır.

Bu broşür kemoterapiyle ilgili genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır, doktorunuzun size söyleceği öneri ve uyarıların yerine geçmez. Her bireyin kendine özgü özellikleri, ek hastalıkları olabilir. Örneğin şeker hastalığı yada yüksek tansiyonu olan kişiler için bu broşür yeterli yada uygun olmayabilir. O yüzden esas önemli olan doktorunuzla bireysel görüşmenizde edineceğiniz bilgiler ve önerilerdir. Kemoterapi süresince yaşayacağınız her şikayet tümör yada kemoterapi ilaçlarıyla ilgili olmayabilir. Aldığınız kemoterapiyle ilişkili çok sık görülen bir yan etki sizde hiç olmayabilir yada bütün yan etkiler sizin başınıza gelebilir ve bu durum önceden kesin bir şekilde tahmin edilemez. Kemoterapinin yan etkileri kişiden kişiye değişir. Hatta aynı kişide bile 1. kürde olmayan yan etki daha sonraki kürlerde ortaya çıkabilir. Bu nedenle tedavi öncesinde ve tedavi sırasında doktorunuzun size ek olarak tavsiye ettiklerini kaydedin, randevunuza gelirken soracağınız soruları mutlaka bir kağıda yazın ve her görüşmede aklınıza takılan anlayamadığınız hususları doktorunuza sormaktan çekinmeyin.

Tedaviniz sırasında kendinizi, hastalığınızı ve çevrenizi olumlu bir bakış açısı ile değerlendirmeniz iyileşmeniz açısından en azından kullandığınız ilaçlar kadar önemlidir. Sakin, dayanıklı, ve herşeye rağmen umutlu olmanız durumunda bağışıklık sisteminiz de daha güçlü olur ve hem hastalığınızı daha kolay yener hem de tedavinin yan etkilerini daha az hissedersiniz. Yan etkilerin çoğunun geçici olduğunu unutmayınız. Neler olabileceğini ve ne yapabileceğinizi iyi bilirseniz yan etkilerle rahatlıkla başa çıkabilirsiniz. Sıkıntılı durumlarınızda çevrenizden ve doktorunuzdan yardım istemekten, soru sormaktan çekinmeyiniz. Vücudunuzun sesini dinleyiniz. Yani kolay yoruluyorsanız yaptığınız işleri veya etkinlikleri azaltınız. Kendinizi iyi hissettiğiniz zamanlarda ise gücünüzün yettiği ve doktorunuzun izin verdiği ölçüde iş ve aile hayatınızı sürdürünüz. Çevrenizle bağınızı koparmayınız, aldığınız kemoterapi ilaçlarının çocuklar dahil çevrenizdeki insanlara olumsuz etkisi yoktur.

Dengeli besleniniz. Besinler vücudunuzun kendini tamir etmesini sağlar ve enerji verir. Temiz, taze (mevsiminde), sulu, yumuşak ve mümkün olduğunca çok çeşit gıda tüketmeye ve bol sıvı almaya dikkat ediniz. İdrarınız açık renk ve berrak olacak şekilde bol sıvı (su, ayran, meyve suyu, komposto, yoğurt, çay, çorba vs) tüketmelisiniz. Sıvılar kaynatılmış veya pastörize edilmiş olmalıdır. Az az, sık sık beslenmek, yavaş yavaş ve lokmaları iyi çiğneyerek yemek sizi daha rahat hissettirecektir. Yemekten sonra en az bir saat yatmayınız. Bulantınızın çok olduğu dönemlerde kokusuz –soğuk gıdalar tüketmeye çalışınız. Yanınızda çubuk kraker, nane şekeri ve su bulundurunuz. Ekşi gıdalar (erik, limonata vs) da bulantınızı azaltacaktır. Doktorunuzun önerdiği dozda, yemekten 1 saat önce bulantı haplarınızı kullanınız. Ağız yaralarınızın yada ağız içinde acımaların olduğu dönemde sert, keskin, acı veya çok sıcak gıdalardan uzak durunuz. Doktorunuzun önerdiği gargara yada besin takviyelerini kullanmanız iyileşmeyi hızlandıracaktır. Ağız yaranızın olduğu dönemde dut pekmezi (günde 1-2 kaşık), keçi sütü içmek faydalı olabilir, deneyebilirsiniz.

Hastalar için Kemoterapi Rehberi

Taze sebze-meyveler bol suyla yıkanıp 15-20 dakika sirkeli suda bekletildikten sonra, tekrar yıkanarak ve kabukları soyularak tüketilmelidir. Tedaviniz boyunca greyfurt, greyfurt suyu, ısırgan otu, ginseng, ekinezya, gingko, kediotu, sarı kantaron otu , alkol ve sigara tüketmeyiniz. Normal hayatta alışık ve aşina olmadığımız bitkisel ürünleri doktorunuza danışmadan tüketmeyiniz. Tedavi boyunca çok yağlı, çok tuzlu, tatlı yada çok baharatlı gıdaların, hazır gıdaların (fast food) tüketimini en aza indiriniz. Nasıl hazırlandığından emin olmadığınız dış ortamlarda yemek yememeye özen gösteriniz.

Kabızlık olmaması için bol su ve lifli gıdalar tüketip hareketli olmalısınız. Posası az (pilav, makarna, patates, peynir, yumurta gibi) gıda tüketimini azaltmalısınız. Kuru kayısı, incir, ılık su, kepekli ekmek,bezelye, erik/kayısı kompostosu gibi lifli gıdaların tüketimesi, alaturka tuvalet yerine klozet kullanılması ve gereğinde Osmolak şurup kullanılması kabızlık sorunuza iyi gelecektir. Günde 1-2 kez yada 2 günde 1 sefer yumuşak dışkılama olması genellikle yeterli olmaktadır. Kabızlığa bağlı olarak dışkılama esnasındaki zorlanma hemoroid (basur), kanama, makatta yırtık ve enfeksiyona yol açabileceğinden önemlidir, bu nedenle kabızlık önlenmeli ve tedavi edilmelidir.

Tedavi esnasında ishal olabilirsiniz. Dışkınızı mutlaka gözlemleyiniz, içinde kan ya sümük varsa yada katran rengindeyse, beraberinde çok şiddetli karın ağrısı yada ateş (38 derece yada üstü) varsa, her seferinde çok bol sulu dışkılama varsa yada çok sık (günde 6’dan fazla) dışkılama varsa doktorunuza veya acil bölümüne müracat ediniz. İshal varlığında bir süre taze sebze- meyveden uzak durunuz, bol sıvı alınız. Az az ve sık şekilde posasız gıdalar tüketiniz (patates haşlama, pilav, makarna, yoğurt, muz, peynir gibi).

Nadir de olsa bazen doktorunuzun verdiği tüm ilaçlara rağmen inatçı bulantı /kusma, yoğun ishal ve bunun sonucunda ağızdan yeterli sıvı alamama durumu gelişebilir. Bu durumda doktorunuza yada en yakın acil birimine başvurunuz, damardan sıvı ve ilaç desteği faydalı olacaktır. İştahsızlık, ağızda tat kaybı, ağız yarası yada bulantı gibi nedenlerle kilo kaybeden yada yeterli beslenemeyen hastalara puding/toz yada meyve suyu görünümünde besin takviyesi gereklidir. Yeterli beslenememe tedavinin sonuçlarını olumsuz etkilemekte ve hastayı enfeksiyonlara yatkın hale getirmektedir.

Ağız hijyeni için günde 3-4 sefer (her yemek sonrası) gargara yapmalı ve yumuşak uçlu diş fırçası ile dişlerinizi fırçalamalısınız. Gargara olarak, doktorunuzun önerdiği bir ilacı (Klorhex, Andorex, Tanflex gibi) yada kaynatılıp soğutulmuş 1 çay bardağı suya 1 çay kaşığı karbonat veya tuz ekleyip karıştırarak, ve bu karışımı hergün yeniden hazırlayarak kullanabilirsiniz. Gargara kesinlikle yutulmamalıdır. Diş tedavisi olmanız gerekiyorsa muhakkak doktorunuza danışmalısınız. Diş hekiminizden yapılması planlanan işlem, kanama riski ve aciliyeti ile ilgili bir yazı getirmeniz yararlı olur.

Çarpma, düşme, ağır iş veya ağır egzersiz yapmaktan sakınmalısınız. Düzenli şekilde, hafif egzersizler yapmanız (açık havada yada evde yürüyüş gibi) ve evde hafif işleri yapmanız (temizlik yapmak değil de, sofrayı hazırlamak, evi toplamak vs) ise faydalı olacaktır. Uzun süre hareketsizlik (günün çoğunda aralıksız oturmak yada yatmak) kaslarınızın giderek güçsüzleşmesine, halsizliğe ve vücutta pıhtı oluşuna yol açabilir.

Kemoterapi alırken dikkat edilmesi gereken en önemli husus infeksiyonlardan (mikrop bulaşması) korunulmasıdır. Kalabalık yerlerde mutlaka maskenizi takınız (otobüs,sinema, hastane, düğün vs). Çevrenizdeki ateşi yada bulaşıcı hastalığı (kızamık, su çiçeği, grip vs) olan kişilerle temastan kaçınmalısınız. Hergün evinizi en az 5-10 dakika cereyan yapacak şekilde havalandırınız. Evde kesinlikle sigara içilmemelidir. El hijyenine hem sizin hem ev halkının her zamankinden daha fazla özen göstermesi gerekmektedir (özellikle yemekten ve tuvaletten önce ve sonra, 1 dakika boyunca, bol su ve sabunla eller yıkanmalı, hastanın havlusu ayrı olmalı yada kağıt havlu kullanılmalı). Haftada en az 2 kez ılık duş yapılmalı ve sonrasında nemlendirici kremler kullanılmalıdır. İstenmeyen tüyler için cildi tahriş etmeyen, kesici olmayan yöntemler (tüy dökücü krem, elektrikli traş makinesi gibi) tercih edilmelidir. Lazer epilasyon, ağda ve jilet kanama, morarma ve enfeksiyonu kolaylaştırabileceğinden tercih edilmemelidir. Mevcut sivilce ve yaralarla oynanılmaması gerekir. Manikür-pedikür yapılmamalıdır. Ayak tırnakları düz, el tırnakları yarım ay şeklinde kesilmeli, tırnak etrafındaki etler koparılmamalı yada tırnak keserken kanatılmamalıdır. Tırnaklar uzun olmamalı ama çok kısa da kesilmemelidir.

Tümör yada kemoterapi alan hastalar etrafına bulaşıcı bir tehlike saçmamaktadır. Aksine, bağışıklıkları zayıfladığı için bu hastaların infeksiyondan korunması ve infeksiyon olduğunda erken ve uygun şekilde tedavi edilmeleri hayati önem taşır. Halsizlikte artış, üşüme tireme yada terleme olması durumunda mutlaka ateşinizi ölçünüz. Koltuk altı kurulandıktan sonra dereceyi iyice sallayıp metal kısmını koltuk altına yerleştiriniz, bu şekilde 3 dakika bekleyip dereceden ateşi okuyunuz. 38 ve üzeri ateş varsa infeksiyonun işareti olabilir, en yakın acile başvurunuz, kan sayımı yaptırınız ve doktorunuza haber veriniz.

Bazı kemoterapilerde saçlar geçici olarak dökülür. Bu durumda saçlarınızı kısacık kestirip peruk yada bone kullanabilirsiniz. Saçları dökülmeyenler hijyen kurallarına uyulması koşuluyla saçlarını boyatabilirler. Cilt bütünlüğünün bozulmadığı bölgelere makyaj yapılabilir (öncesinde ve sonrasında eller yıkanmalı, yatmadan önce makyaj mutlaka temizlenmelidir).

Güneşe çıkarken, özellikle yazın sabah saat 10’dan önce yada akşam 5’ten sonraki zamanlar tercih edilmeli, en az 20 koruma faktörlü güneş kremleri kullanılmalıdır. D vitamini üretimi ve kemik sağlığınız için güneş ışınlarının dik olmadığı saatlerde hergün yarım saat güneş ışığına maruz kalmanız yararlıdır.

Kemoterapi ilaçları hastanın yaşına ve kemoterapinin tipine göre geçici (1-2 yıl) yada kalıcı olarak adetin kesilmesine, bazen de kalıcı kısırlığa yol açabilir. Belirli kemoterapi tiplerinde kadın ve erkeklere kemoterapi öncesinde sperm yada yumurta dondurma işlemi önerilebilir. Tedavi öncesinde çocuk sahibi olmayla ilgili sorularınız varsa doktorunuza sorunuz. Tümöre yönelik ilaçların gebelikte kullanılması gerek bebek gerekse anne için tehlikeli olabilir. Bu yüzden tedavi süresince gebelikten korunmak gerekir, bunun için spiral ve hap dışındaki yöntemler kullanılabilir. Tümöre yönelik tedavisi devam eden kadınların emzirmesi doğru değildir. Tedaviniz tamamlandıktan sonra çocuk sahibi olmak istiyorsanız mutlaka doktorunuza haber veriniz. Tedavi sırasında yada sonrasında hazneden adet kanaması dışında kanamanız olursa doktorunuza haber veriniz.

* Doktorunuzla koridorlarda ayaküstü görüşmenin hatalara yol açabileceğini unutmayınız. Her zaman poliklinikte, dosyanızla birlikte ve sakin bir ortamda doktorunuz ile görüşünüz, bu şekilde doktorunuz daha doğru bir değerlendirme yaparak size daha faydalı olacaktır.
* Kemoterapi gününüz size doktorunuz yada hemşireniz tarafından bildirilecektir .
* Kemoterapi tedavinizde aksama olmaması için size bildirilen saatte kemoterapi ünitesine geliniz.
* Çok acil bir durum olmadıkça tedavinizi kesinlikle aksatmayınız. Tedavinin sebepsiz yere aksatılması tedavi başarısını düşürmektedir.
* Kemoterapi için kurumumuza gelirken doktorunuzun gerekli gördüğü evrak ve tetkik sonuçlarınızı getrimeyi unutmayınız.
* Kemoterapi için geldiğiniz gün tedaviden önce doktorunuzla görüşmeniz gerekmektedir. Doktorunuzun istediği tahlil sonuçlarını göstermeniz, tüm şikayetlerinizi söyleyerek doktorunuzdan bilgi almanız ve sonraki randevu tarihini ve istenen tetkikleri netleştirmeniz gerekmektedir.
* Bazı durumlarda, doktorunuzun önerisi doğrultusunda kemoterapinin ertelenmesi ve tedaviye bağlı yan etkilerin iyileşmesi için destekleyici ilaçların kullanılması gerekebilir. Bu konuda doktorunuz sizi bilgilendirecektir.
* Herhangi bir gıda yada ilaca karşı allerjiniz varsa, yada ek hastalıklarınız ve kullandığınız ilaçlar varsa mutlaka doktorunuza söyleyiniz.
* Yeni bir ilaç kullanmaya başlamadan önce mutlaka doktorunuza haber veriniz
* Vücudunuzda mevcut durumunuzdan farklı, beklenmedik herhangi bir değişiklik olduğunda doktorunuza haber veriniz.

Acil Durumlar (randevunuzu beklemeden doktorunuza yada en yakın acil birime başvurmanız gerekir)

* 38 derece ve üzerinde ateş
* Yeni başlayan nefes darlığı veya var olan nefes darlığında ani artış, batıcı göğüs ağrısı
* Herhangi bir yerinizde kanama, vücutta oluşan büyük morluklar
* Göğüste ağrı yada sıkışma
* Bilinçte bozulma (uyandırılamama, saçma konuşma, tanıyamama, aşırı uykululuk hali gibi)
* Yemek yemenizi veya sıvı almanızı engelleyen şiddette yada uzun süren inatçı bulantı, kusma, ağız yaraları veya yutma güçlüğü
* Kilo kaybına yol açan, yorgun ve halsiz bırakan ishal
* Bedeninizde ani olarak gelişen uyuşma, kol yada bacağı hareket ettirememe, çift görme, bulanık görme
* Bir bacakta yada kolda şişme, ağrı ve kızarma
* Alışılmadık şiddette ağrı
* Vücutta yaygın döküntüler
* Normal alışkanlığınızı 2 günden fazla aşan gaz ve dışkı çıkışı olmaması
* İdrarın gelmemesi yada idrar yapamama